Mimarlığın Meselesi

5 Ekim Dünya Mimarlık Günü’nde, özellikle yıllardır farklı projelerde yan yana geldiğimiz, birlikte ürettiğimiz ve aynı yapının farklı katmanlarında birbirimizi tamamladığımız tüm Türk mimarların gününü kutlamak istiyorum.

Bizim dünyamızda mimarlık hiçbir zaman tek başına yapılan bir iş olmadı.

Bazen bir mimarın tasarladığı yapıda HAMM ile yer aldık, bazen onların oluşturduğu mimari kurgu içinde PLUS+Partners olarak iç mekânlar geliştirdik, bazen de aynı projenin farklı aşamalarında birlikte düşündük. Bu ilişkiyi yalnızca profesyonel bir işbirliği değil, ortak bir üretim kültürü olarak görüyoruz.

Mimarlık bizim için yalnızca yapı üretmek değil;

PLUS+Partners’ta mimari ve iç mimari projelerde aynı düşünceyi sürdürüyoruz: iyi tasarım zamanla kavga etmez; kullanıldıkça anlam kazanır, dönüştükçe güçlenir, yaşadıkça güzelleşir.

Bugün birlikte ürettiğimiz tüm mimarlara teşekkür etme günü.

Çünkü iyi mekânlar çoğu zaman tek bir imzadan değil, iyi fikirlerin yan yana gelmesinden doğuyor.

HAMM’da ürün tasarımında,

İnsanın mekânla, hayatla ve zamanla kurduğu ilişkiyi tasarlamaktır. Bu yüzden ister yeni bir yapı, ister bir dönüşüm projesi, ister bir ev ya da tek bir mekân olsun, başlangıç noktamız hep aynı: insan.

2026 Dünya Mimarlık Günü’nün konutun bir insan hakkı olduğuna yaptığı vurgu da tam olarak bunu hatırlatıyor. Bir mekânın değeri yalnızca biçiminde değil, içinde nasıl bir hayat mümkün kıldığında saklı.

Muhammet Taşlı
İç Mimar, Tasarımcı
HAMM & PLUS+Partners Kurucusu