Mehmet TAŞLI; Bir ömürden geriye ne kalır?

Babamız ve ustamız Mehmet Taşlı’yı, aramızdan ayrılışının 3. yılında rahmet, özlem ve minnetle anıyoruz.



Onun hikâyesi 1964’te, İstanbul’da küçük bir marangoz atölyesinde başladı.

Ahşabı tanıdı, işledi;
Geçmişin desenlerini, Selçuklu ve Osmanlı ustalarının bıraktığı izleri öğrendi.
Yıllar içinde öğrendiğini kendi ellerinden geçirerek yeniden yorumladı.





Bu anlayışla geçen bir ömür;

Eskiyi söküp tüketmek yerine yeniden üretmeyi ve yaşatmayı seçti.
Abdülmecid Efendi Köşkü Taç Kapısı’ndan Ürdün Kraliyet Sarayı’na, Türkmenistan Devlet Başkanlığı Sarayı’nın kapılarından yurt içinde ve dışında sayısız restorasyon ve geleneksel Türk ahşap sanatı eserine uzandı.

Fotoğraf: Mehmet Taşlı, kendi eseri olan Abdülmecid Efendi Köşkü Taç Kapısı’nın önünde.



Ama belki de en kıymetli eseri,

Yaptığı kapılar ve ahşap işler değil; ardında bıraktığı üretme kültürüydü.

Ustalığını oğullarına, emeğe duyduğu saygıyı sonraki kuşaklara aktardı. Onun ellerinde başlayan hikâye bugün başka tasarımlarda, başka ellerde, başka bir zamanda yaşamaya devam ediyor.

Çünkü bazı ustaların işi, onlar gittikten sonra da bitmez.
Bir desenle, bir fikirle, bir çalışma ahlakıyla yeniden karşımıza çıkar.

Ve bir ustadan geriye, en çok da bıraktığı iz kalır.

Mehmet Taşlı’yı 3. vefat yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz.

İlham gönderisine geri dön